Arya diyor ki:

Yokluktan gelen sesler

Haremlik selamlık sınav

27 Mart 2011 Pazar günü yapılan YGS'de "haremlik selamlık" uygulaması dikkatimi çekti. Peki nedir bu haremlik selamlık olayı bakalım.

Öncelikle sınav merkezi belirleme sistemini ele alalım. Bilgisayar programları düşünen sistemler olmadığı için kendilerine verilen komut dışında herhangi bir sonuç döndürmezler. ÖSYM, sınav merkezi atamasını yaparken, başvuru esnasında tercih edilen şehir sıralamasına ve ardından gerekirse şehir içi mesafe gibi kriterleri değerlendirir. Yani olması gereken budur.

Son sınavda tartışma yaratan durum ise birkaç okulda adayların ezici çoğunlukla kız öğrencilerden oluşması. Çoğu kişiden şeriat tartışmaları çıkarken asıl önemli noktayı bulmak adına bu konuda biraz kafa yormak istiyorum. Birileri sınav merkezi atamalarını yapan "tarafsız" algoritmaya müdahale ederek -bilinen, duyulan- 6 tane binaya ezici çoğunlukta kız öğrenci atama imkanına sahipse bu insanların daha neler yapabileceğini düşünmek bile istemiyorum.

Adaylar tablosunda, başvuru esnasında bize sorulmayan bir takım bilgiler var ise (yakınımızdır sütunu) -ki son bombadan sonra olduğuna eminim- istenirse belli kişiler'in herhangi bir sınav merkezinin herhangi bir sınıfında belli gözetmenler eşliğinde bir sinerji ortamına dahil edildiği fikrinden kendimi alamıyorum.

ÖSYM'ye güven kaybettiren KPSS skandalı, buz dağının görünmeyen kısmında yani sınavdan önceki veya sonraki süreçte gerçekleşti. Evet kesinlikle sınav salonunda değil. Son sınavda adaylar; bozuk parasından kalemine, kemerinden kot pantolon düğmesine kadar didik didik arandı. ÖSYM, tamamen adil bir sınav ortamı oldu düşüncesi oluşturarak güven kazanmaya çalıştı ama korkarım çuvalladı. Buz dağı temiz görünüyor ama suyun altındaki kısım malesef halen karanlık ve akkor flamanlı lamba bunu aydınlatmaya yetmiyor.

Tatlı rüyalar Türkiye...


Görüşler